
Yürekte Bukağı,
Tomris Uyar
1979
”Böyle güzelliği gözleri yaşartan havalar, sıkıyönetim ilanına uygun değildir, diye düşündüm çiçeklere bakarken. (syf. 13)
…sevginden çok alışkanlık, ara sıra sıkıcı gelen bir rahatlık söz konusuydu aralarında. (syf. 29)
Her zamanki gibi soruları kendi soruyor, yanıtları kendi veriyordu yine. (syf. 51)
Yüzü, bir hikaye kişisine uygun düşmeyecek kadar kırışıksız, hikayesizdi. (syf. 65)
Kısacası, akılda kalacak bir hikaye kişisiydi. Hikayesi, daha yokken bile. (syf. 65)090
Oğlan, başını kaldırdı. Gözleri uçuk, kalıcı maviydi, hiçbir yere bakmıyordu; baktığı varlığın ya da nesnenin çok ötesine dikilmişti gözleri… (syf. 73)
”İnsan, saçı kesildi diye ölür mü Dede?”
”Bazıları ölür. Bazen ölür.” (syf. 86)
Her gün aynı sözcükleri kullananların, konuşmaya tazelik katma çabasıyla sık sık başvurdukları çetrefil bir abartma yöntemiyle. Bir gün önce anlatılanı tekdüzelikten sıyırmak için azıcık değiştirerek, gerçeği canlı kılma adına gittikçe gerçekten uzaklaşarak. (syf. 98)